Kariyer

 

İş Ortamındaki Anlaşmazlıklar

16.02.2017

İş Ortamındaki Anlaşmazlıklar
   


Kaygı, stres, hayal kırıklığı, çatışma hatta ihanet insan olmanın ve başkalarıyla kurulan ilişkilerin beraberinde getirdiği bazı tecrübeler. Bu deneyimler elbette çalışma ortamlarında da sık sık yaşanıyor. İş arkadaşlarımız, patronlarımız, müşterilerimiz derken çok farklı özellikleri olan insanlarla günün büyük bir bölümünde iletişim halindeyiz ve bu iletişimin yöneldiği bir hedef oluyor. Yapılan işe göre değişen bu hedefler, gerginliği tetiklemeye çok açık alanlar yaratabiliyor. Örneğin sıkı teslim tarihleri, çakışan ajandalar veya belli bir konu üzerinde uzlaşı sağlayamamak ya da anlaşmazlığa düştüğünüz kişinin işten bağımsız olarak sadece kötü bir gün geçirmesinin yansıması… 

Peki, profesyonel ortamda gerçekten damarınıza basıldığında ve tepeniz attığında ne yapmalı? İki yol var; ya tepki verirsiniz (tavsiye edilmeyen yol) ya da yanıt (tavsiye edilen yol).

İstemediğiniz veya doğru olmadığını düşündüğünüz bir şeyi yapmanız için baskı gördüğünüzde, çözüme ulaşmayan bir konuyu sonuçlandırmak için destek alamadığınızda ve daha birçok nedenden kaynaklanabilecek sorunlarla karşı karşıya kaldığınızda düşünmeyi unutup ani tepkiler vermek iyi bir tercih değil, kötünün iyisi bile değil. Üstelik fevri tepkiler göstererek, haklı olsanız bile haksız duruma düşmek üzere mükemmel bir ortam hazırlayabilirsiniz. Başka bir muhtemel olasılık, tepki gösterdiğiniz insan da size tepki gösterir, ya sert bir tartışma yaşanır ya da çözüme ulaşmayan problem, pasif agresif davranışlara, hainliklere, dedikodulara dönüşür. İğrenç, değil mi?
Ancak yanıt vermek, sorunun çözümü için bir alan oluşmasını sağlar. Duygusal zekası yüksek olanlara göre bu yanıt sabır, tevazu ve farkındalıktan gelmeli.

Sabır: Yaşanan bir olumsuzluk karşısında hemen bir yargıya varmak yerine durumu değerlendirmek, yargılamadan dinlemek, o duruma karşı bakış açısı edinmek ve sakin bir karara varmak için gereken tek şey sabır. Mantıklı düşündüğünüzde, karşınızdakinin derdini daha iyi anlar ve akla uygun sonuçlara ulaşırsınız. Sabırlı olmak, her zaman çok kolay olmuyor ancak zorluğu, getirdiği sonuçlara değer.

Tevazu: Egonuzun sizi yönetmesine izin vermeyin. Gerek yok, çünkü egodan beslenen davranışlarla ne edinirseniz edinin içi boş yani sahte olacak. Kendinize inanıyorsanız, düşüncelerinize ve yaklaşımınıza güveniyorsanız başka bir şeye ihtiyaç duymazsınız. Tüm dünya karşınızda olabilir, fark etmez. Ancak egodan hareket ederseniz bu size çok sınırlı bir alan bırakır çünkü her zaman sizden daha önemli bir pozisyonda olan biri vardır. Tartışmalar ve anlaşmazlıklar karşısında unvanınıza, patronlarla olan yakın ilişkilerinize veya size duyulan ihtiyaca değil doğru bildiklerinize güvenin.

Farkındalık: Resmin bütününe bakın. Bir konuyu iki taraftan da değerlendirin. Eldeki veriler yetmiyorsa hislerinize danışın, sizden farklı düşünenleri dinleyin. Ve en önemlisi ne olursa olsun samimi olun.

Duygusal zeka gurusu olarak tanınan Daniel Goleman: “Duygusal kabiliyetlerinizi kullanamıyorsanız, farkındalığa sahip değilseniz, stres yaratan durumları kendi içinizde bile yönetme beceriniz yoksa, empatiden yoksunsanız ne kadar zeki olduğunuzun önemi yoktur” diyor.

Bir dahaki sefere aşırı bir tepkiyle karşılaştığınızda bu tepkiyi veren kişiye daha büyük bir tepki vermek yerine önce ‘iyi misin?’ diye sorun, ardından da ne olduğunu. Böylece bu kişiye derdini anlatması için bir kapı açmış olursunuz.    


ŞUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Balat Keşfi
Detay

Seyahat

Balat Keşfi

Billur Saatçi’yle Balat’ın tarihi sokaklarındaki vintage butikleri, şirin kafeleri ve antikacıları ziyaret ettik.

Akıl Gücü Yüksek Olanların Ortak Yönleri
Detay

Yaşam

Akıl Gücü Yüksek Olanların Ortak Yönleri

Bu özelliğe sahip olanların 11 alışkanlığı.

Denizkızı Spotify'da!
Detay

Kültür&Sanat

Denizkızı Spotify'da!

Bu haftanın playlist'ini dinlediniz mi?

YORUM YAZIN
  Ad *
   
  E-posta *
     
  Internet Adresi