Kültür&Sanat

 

Huzursuzluk

24.01.2017

Huzursuzluk
   


Sanatçı Zülfü Livaneli’nin son romanı Huzursuzluk, okuyucularla buluştu.
İstanbul ve Mardin arasında geçen, bir aşk hikayesi etrafında örülen kitap, Ortadoğu’da bitmek bilmeyen kaosu ve içinde bulunduğumuz döneme dair gerçeklikleri sert ve açık bir şekilde anlatıyor.

Kitaptan:
“Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.

Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.”

İstanbul'un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin'e gider. Onun, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer. Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesiyle Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor. Acıları ve gerçekleri çarpıcı bir şekilde sunan kitap, birlik ve beraberliğe sahip çıkmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Yazar hakkında:
Romanları 34 dilde yayımlanan Ömer Zülfü Livaneli, 1946 yılında doğdu. Ankara’da Maarif Koleji’nde okudu, Stockholm’de felsefe ve müzik eğitimi gördü. 1972 yılında fikirlerinden dolayı askeri cezaevinde yattı, 11 yıl sürgünde yaşadı. Harvard ve Princeton gibi üniversitelerde konferanslar ve dersler veren, romanları, fikirleri ve müziği ile dünya basınında övgülerle karşılanan bir sanatçı olan Livaneli, edebiyat, müzik ve sinema alanlarında 30’dan fazla ulusal ve uluslararası ödül sahibi. Livaneli, 1999 yılında San Remo’da En İyi Besteci ödülüne layık görüldü. Müzik eserleri Londra, Moskova, Berlin, Atina, İzmir senfoni orkestraları tarafından icra edildi ve Zubin Mehta, Simeon Kogan gibi şeflerce yönetildi. Türkiye dışında Çin Halk Cumhuriyeti, İspanya, Kore ve Almanya’da da çok satanlar arasına giren romanlarıyla, Balkan Edebiyat Ödülü’ne, ABD’de Barnes and Noble Büyük Yazar Ödülü’ne, İtalya ve Fransa’da Yılın Kitabı Ödülü’ne, Türkiye’de ise Yunus Nadi Ödülü’ne ve Orhan Kemal Roman Armağanı’na layık görüldü. Livaneli, dünya kültür ve barışına yaptığı katkılardan ötürü 1996 yılında Paris’te UNESCO tarafından Büyükelçilikle onurlandırıldı ve Genel Direktör danışmanlığına atandı. 2016 yılında UNESCO elçiliğinden istifa etti. 2002-2006 yılları arasında TBMM’de ve Avrupa Konseyi’nde milletvekilliği görevinde bulundu.


ŞUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
​Dünyanın En Çok Ziyaret Edilen 10 Müzesi
Detay

Kültür&Sanat

​Dünyanın En Çok Ziyaret Edilen 10 Müzesi

2016 yılında dünyanın en çok ziyaret edilen müzeleri…

​Yeni Nesil Bir Kütüphane: Zai
Detay

Kültür&Sanat

​Yeni Nesil Bir Kütüphane: Zai

Zeytin ağaçlarının ortasında, sessizliğin ve huzurun içinde…

Hafta Sonu Etkinlikleri
Detay

Kültür&Sanat

Hafta Sonu Etkinlikleri

Konserler, festivaller, vizyon filmleri ve nefis kitaplar…

YORUM YAZIN
  Ad *
   
  E-posta *